|
Kan, kaynağı sadece insanda olan, yapay olarak
üretilemeyen hayati bir maddedir.
Ülkemizde gönüllü kan bağışçısı sayısı yeterli olmadığı için, toplanan
ve saklanan kan miktarı maalesef ulusal ihtiyacımızı karşılamamaktadır.
Bunun için sık sık acil kan anonsları yapılmakta, hastane önlerinde kan
simsarlarından alınan kanlar ise hayati tehlike yaratmaktadır. |
|
Türk Kızılayı, bağışlanan kanın, ihtiyacı olan kişiye ulaşmasına kadar
geçen tüm süreci kontrol altına alan uluslararası standartlarda bilimsel
bir sistem oluşturmuştur. Kanın, ihtiyaç sahibine en
güvenli şekilde ulaştırılması ancak bu yolla mümkün
olabilmektedir.
Ancak gönüllü kan bağışçısı sayısı yeterli olmadığından, ülkemizde bir
yıl içinde toplanan kanların yalnızca % 40’ı Dünya Sağlık Örgütü’nün
önerdiği şekilde Türk Kızılayı sayesinde
düzenli, gönüllü ve
bilinçli kan bağışçıları ile karşılanmaktadır.
Geri kalan bölümü ise hala takas yöntemi ile toplanmaktadır. Çağdaş ve
ülkemize yakışan çözüm; dünyanın gelişmiş ülkelerde olduğu gibi kan
ihtiyacının tamamının, ulusal bir kan bankası aracılığıyla gönüllülerden
karşılanmasıdır.
Kan vermenin insan sağlığına zararlı yanının olmadığı
tespit edilmiştir: Bilimsel araştırmalara göre 18-65 yaş
arasındaki sağlıklı bireyler, 3 ayda bir (yılda
4 kez) kan verebilir.
Kanımızın yetmemesi sizin de kanınıza dokunuyorsa, bugün başkalarının,
yarın sizin veya yakınlarınızın kana ihtiyaç duyabileceğinin siz de
farkındaysanız…sadece 25 dakikanızı ayırarak ülkemizin kan ihtiyacını
karşılayabilir, binlerce hayat kurtarabilirsiniz.
Ülkesini ve insanını seven, sorumluluk sahibi,
tüm iyi insanlarımızı gönüllü kan bağışçısı olmak için
Türk Kızılayı’na kan vermeye çağırıyoruz.
|